HERKES BİRİNCİ İPEK PİŞMANİYE İKİNCİ

İHRACATIN PARLAYANLARI – “Saray tatlısı” kıtaları dolaşıyor
3 Şubat 2018
Topaca çifti pişmaniye çekti
3 Şubat 2018

1954 yılından bu yana lezzetiyle ve yenilikleriyle devleşerek aramızda yaşayan İpek Pişmaniye`deki söyleşimizi üçüncü kuşağın temsilcilerinden YÜCEHAN CANIGENİŞ ile gerçekleştirdik. İpek Pişmaniye büyük bir aile şirketi. Hem aile şirketi, hem de çok kurumsal havada yürüyor bütün işler; herkes sorumluluğunun bilincinde. Üçüncü kuşağın dinamikleri, sürekli yenilenme peşinde.

***
İpek Pişmaniye artık İpek Kurabiye`leri piyasaya sürdü. Yetinmiyorlar ve yeni hedefleri var. Kıpır kıpır heyecanlı bir telaş içindeler. İpek Pişmaniye için bir dünya markası dersem abartmış sayılmam sanırım, ki buna rağmen son derece mütevazı insanlar olması dikkatimden kaçmadı. İpek Pişmaniye`nin kurucusu olan, dede Lütfü Canıgeniş ile de tanıştım. Koskoca bir markanın yaratıcısını tanımaktan gerçekten şeref duydum. Öyle sağlam bir hikaye var ki Lütfü dedemizde… Ne ben yeterince anlatabilirim, ne de sayfalar yeter. Biz bu hikayeyi çok üstten geçerek, Yücehan Bey`den dinledik.

***
Yücehan Bey`e gelince…
O kadar rahat, komplekssiz ve esprili halleri var ki, ciddiyeti arada elden kaçırdığımız anlar oldu. Çok keyifli bir sohbeti olduğunu söyleyebilirim. Bize sitemlerini iletmeden geçmedi. İpek Pişmaniye`nin bu sütunlarda geç yer almasını eleştirse de, ben haklı çıkmayı başardım. Bunu da tarihe not olarak düşmüş oldum çünkü benim de sitemim vardı bu konuda. Üçüncü kuşağa kadar artan başarılarla buralara kadar gelen İpek Pişmaniye`nin, daha çok nesillere emanet edilecek kalitede olduğunu anlamak hiç de zor değil. Aile birliklerine hayran kaldığım dev markanın kuşaklar boyu biz İzmitliler`e, sonra tüm dünya ülkelerine hizmet etmesini diliyorum. Keyif alarak okuyacağınız bir söyleşi sizi bekliyor.

Yücehan Bey, İPEK Pişmaniye`nin kuruluşunu kısaca sizden dinleyelim mi evvela?

İPEK Pişmaniye, 1954 yılında dedem Lütfü Canıgeniş tarafından kurulmuştur. Babam Hüseyin, amcam Hayrettin Canıgeniş, kardeşlerim Emrehan, Lütfü ve Arda Canıgeniş olarak üçüncü kuşakta işleri yürütüyoruz. 70`li yıllarda babam babasının yanında işe başlıyor, amcam okuduğu için 80`li yıllarda onlara katılıyor. Yönetimi onlar devralıyor. Daha sonra 90`lı yıllarda İPEK Pişmaniye`ye ben dahil oldum. Kardeşlerimle beraber çalışıyoruz.


Tek fabrika çatısında mı üretim yapıyor İPEK Pişmaniye?

2000 yılında Bursa`da kurmuş olduğumuz kestane şekeri fabrikası ve İzmit`teki pişmaniye fabrikamız var. Bursa`daki fabrikayı Lütfü Canıgeniş idare ediyor. İzmit`teki pişmaniye fabrikasında yeni kurmuş olduğumuz İPEK Kurabiyeleri`ni Emrahan idare ediyor, pişmaniyede de Hayrettin Amca`m, kardeşim Arda ve ben varız. Babam artık emekli oldu ama tabii yine başımızda. Uyumlu bir iş dağılımımız var.


Yücehan Bey, dedeniz İPEK Pişmaniye`yi nasıl kurduğunun hikayesini size anlatmıştır muhakkak. Satırlara sığmaz belki ama şöyle ufak bir geçmişe yolculuk yapsak, ne dersiniz?

Dedem 1928 Yugoslavya doğumlu. 2 yaşındayken İtalyan harbinde kucakta getirilmiş Türkiye`ye. Büyüyünce birçok işlerde çalışmış fakat bu işi ilk Patırlar`da öğrenmiş. Patırlar o zaman yoğurt, peynir, yazlık helva, kışlık helva, reçel falan üretirmiş ve bunların ustası da dedemmiş. Orada başlamış pişmaniyecilik hayatına. O yıllarda yazın pişmaniye üretilmesi yasakmış. Sebep, zamanın yağları ve pişmaniyenin iyi yapılmaması. Dedem valiye ve belediye başkanına çıkıyor ve söz veriyor; ben bu pişmaniyeyi düzelteceğim, bize izin verin diyor ve yazın üretime başlanıyor.

AKMEŞE`DEN İZMİT`E YÜRÜYEREK GELİRMİŞ

Dedeniz, Allah sağlık versin yaşayan bir efsane gibi maşallah…

Şu an 83 yaşında ve hakikaten yaşayan efsane. Hiç sigara ve alkol kullanmamasına rağmen akciğer hastalığı var. Gençliğinde tüberküloz geçirmiş. O zamanlar çok fazla çalışmış, Otel Asya`nın orada bir dükkanını yakmışlar. Dedem bir tek ceketiyle dımdızlak ortada kalmış. O yıllarda Cengiz Topel kuruluyormuş ve gitmiş orada çalışmış. Biraz para kazanınca, tekrar bu sektöre dönmüş. Biz Akmeşeli`yiz, ilk oraya yerleşmişiz. Dedem Akmeşe`den çarşıya yürüyerek gelirmiş düşünün.


Peki, dedenizden sonra babanız ve amcanız İPEK Pişmaniye`ye ne gibi yenilikler katmışlar?

Babam ve amcam çok mesai harcamaları sonucu topçuk dediğimiz çikolata kaplı pişmaniyeyi keşfettiler. Bizden sonra bunu birçok kişi yaptı ve sahiplendi. Ama olsun, büyüdükçe küçülmesini bilmek lazım. Hatta benim sloganım şu: Herkes bir numara, biz ikinciyiz. Fazlaca megolamanlığa ve de ulemalığa gerek yok! Dedemizden, babamızdan devraldığımız İPEK Pişmaniye`yi kardeşlerimle beraber götürmeye çalışıyoruz.

PİŞMANİYENİN KİTABINI YAZIYORUZ

İPEK Pişmaniyenin ayrıntılarına inmeden evvel, Yücehan Canıgeniş`i kısaca tanıyabilir miyiz?

1978 İstanbul doğumluyum. İlkokulu Özel Seymen`de okudum. Ortaokula İzmit Merkez Ortaokulunda başladım fakat daha 1. sınıftayken ayrıldım ve babamın yanında çalışmaya başladım.


Neden okumadınız peki, babanız bu duruma nasıl baktı?

Pişmaniye işi daha çok cezbetti beni. Babam daha çok okumamı istedi. Hatta şöyle ilginç bir örnek vereyim. Kocaelispor`un şaşaalı zamanlarında Sefa Bey`in başkanlığı döneminde babam yöneticilik yapıyordu. O dönemlerde futbola çok merakım vardı ama ”Hayır, okuyacaksın” demişti bana. Bırakın pişmaniyeciliği, futbolu bile tercih etmemişti babam. Sadece okumamı istedi. Biz de okuduk. Pişmaniyenin kitabını yazmaya devam ediyoruz. Diğer yandan dışarıdan ortaokul sınavlarına girdim ve bitirdim, şu an liseyi açıktan bitirmek üzereyim. İnşallah iki yıllık bir üniversiteyi de okuyacağım.

BİZDE KUZEN YOK, KARDEŞLİK VAR

Kaç kardeşsiniz Yücehan Bey?

Biz üç kardeşiz. Yücehan, Emrehan ve Şaye. Hayrettin Amca`mın da Lütfü, Arda, Eda adında üç çocuğu var. Biz aile şirketiyiz ve altı kardeşiz diyoruz. Öyle kuzen tabiri kullanmıyoruz, hepimiz kardeşiz.


Bu işi çok severek yaptığınız belli?

Kesinlikle severek yapıyorum, yapmaya da devam edeceğim. Sadece şunu istiyorum. Bir gün bu dünyadan göçüp gittiğim zaman, pişmaniyeci Yücehan da vardı desinler. Mezar taşıma, hüvelbaki, Pişmaniyeci Yücehan Canıgeniş yazsın istiyorum.


Babanız ve amcanız dedenizden devraldıktan sonra işletmeyi büyütmüşler ve çikolata kaplı pişmaniyeyi keşfetmişler. Üçüncü kuşak ne yaptı?

Ben ilk işe girdiğimde İzmit`te dispanser yokuşundaydık. Daha sonra Kotko toptancılar sitesine yönetici olarak geçtim. 2000 yılında Yahya Kaptan yolundaki fabrikaya geçtiğimizde, babam biraz daha geri çekildi. Dolayısıyla amcam babamın yerini, ben de amcamın yerini aldım. Kurumsallaşmayı ön planda tuttuk. Bizim ince nüansımız, kimse tek başına bir şeye karar vermez. Ailece alırız tüm kararlarımızı. 2000`de kestane şekeri fabrikasını ilave etmiştik, şimdi de İPEK Kurabiyeleri fabrikasını kurduk.

PİŞMANİYEDEN SONRA, KURABİYEDE İHRACAT

Kurabiyecilik alanına girmeye nasıl karar verdiniz?

Gıda sektöründe sürekli iyileştirme, yenileşme, ilerleme göstermemiz gerektiğini düşünerek, kestane şekerinden sonra da kurabiye işinin iyi olacağına karar verdik. Fikir babaları amcam ve babamdır. Biz de fikir çocukluğu katkımızı koyarak bu işe de girmiş olduk.


Ne aşamada kurabiye işi?

7 aydır faaliyette ve şu an İzmir, Ankara, İstanbul`da bayilik düzeyinde. İzmit`teki birçok bakkal ve marketlerde bulabilirsiniz. Tatlı ve tuzlu olarak 25 çeşit yapıyoruz.


İPEK Pişmaniye`nin yurt dışı ihracatı da çok fazla bildiğim kadarıyla?

Yıllardır ihracat yapıyoruz. İlk ihracatımız 40 ton saray helvasıyla Kuveyt`e olmuştur. Arap ülkelerine devam etti. Almanya ve Amerika`da bayilerimiz var. Rusya, İtalya, Hollanda, Fransa ve ispanya`ya ihracatımız var. İsveç`te bir firma kurabiyelerimizin farkına varmış. Şu an dördüncü ihracatımızı gerçekleştirdik.

HEDEFTE ŞEKERLEME ÜRÜNLERİ VAR

Bundan sonraki hedefleriniz ne olacak?

İlk hedefimiz, kurabiye fabrikasını daha iyi ve büyük bir yere taşıyıp, kurumsallaşmak. Onun haricinde şekerleme türlerine girmeyi düşünüyoruz.


Ana yol üzerindeki bayileriniz, battı çıktıların yapılmasıyla, trafik düzenlemesinin değişmesiyle biraz sekteye uğradı gibi sanki, doğru mu?

Tabi battı çıktıların yapılması biraz işlerimizi vurdu. Yıllar önce Yalova`da İDO`lar açıldığında da aynı şeyi yaşamıştık. Çünkü yol üzerindeki müşteriler her zaman bizim veli nimetimizdir. Tabiî ki ihracatlar da bizim için önemli ama onlardan daha çok verim alıyoruz.


İPEK Pişmaniye bünyesinde kaç kişiyi istihdam ediyorsunuz?

Bursa`daki fabrika ve burasıyla beraber 120 kişiyi istihdam ediyoruz. Yol üstü bayilerimiz de 500 küsur tane bulunuyor.

BİR OĞLUMU DEVELETE VEREYİM

Evli misiniz, Yücehan Bey?

Evliyim, Tümay ve Berkay adında, 9 ve 6 yaşlarında iki oğlumuz var. Eşim ev hanımı. Bütün aile kalabalık şekilde Yahya Kaptan Armada Evlerinde oturuyoruz.


Boş vakitlerinizde neler yapıyorsunuz?

Gıda sektörüyle uğraşanların boş vakti oluyor mu ki? Zaman bulursam evdeki koşu bandına çıkıp yürüyorum. Daha evvel spora gidiyordum ama artık vaktim yok. Kurumsallaştık belki ama sürekli bir yenilik içerisindeyiz. Şimdi tarçınlı saray helvamız çıktı mesela. Bir yeni ürünümüz daha gelecek, tasarımda olan. Fırsat buldukça kışın karda mangal yakmayı çok seviyorum.


Siz işinizi dördüncü kuşak olarak oğullarınıza bırakmayı düşünüyor musunuz?

Çok ciddi olarak şunu istedim. Bir oğlumu yanıma alayım, bir oğlumu devlete vereyim.

USTAMDAN FENA DAYAK YEDİM

Ne günahı var diğer oğlunuzun da hazır kurulu fabrika varken devlete vereceksiniz ?

Yani o seçimi onlara bırakayım istedim. İsteyen bu işin başına geçer, isteyen devlet işinde çalışır diye ama Tümay bu işi çok seviyor. Hafta sonları burada terör estiriyor. Biz böyle büyümedik tabii. Ben ustamdan bir dayak yedim burada, ki babamdan yemediğim bir dayaktı. Bir hafta sağ tarafım mor gezdim ve ben bunu hırs yaptım. Bir gün büyüyeceğim, bu işyerinin başına oturacağım dedim çünkü haksız bir dayaktı. Ama şimdiki nesil felaket, kendini ezdirmiyor.

Pişmaniye hamurunun başında çalıştınız mı hiç?

Tabii ki, hepsini yapabiliyorum. Bizim ailede imalatın kokusunu almayan, yukarı çıkamaz. Dedem, babam, amcam, kardeşlerim, kız kardeşlerimin bile gelip çalıştığı günler olmuştur. Kotko`dayken özellikle, çikolatalı pişmaniyeyi yeni çıkardığımız dönemlerde imalatı yetiştiremiyorduk. Personeli belli saatten sonra orada tutamazsın. Ne yapıyorduk? Annemi, kız kardeşimi çağırıyorduk. Ben de evli değildim o zaman, birkaç arkadaşımı da yanımıza alıp sabaha kadar pişmaniye hazırlayıp, paketleyip satışa sunuyorduk. O yüzden bizde herkes mutfağı bilecek. Orayı bilmeden yöneticilik yapmak yok.


Yücehan Bey, babanız meclis üyeliği yapıyor, yerel yönetimler konusunda daha bir bilgi sahibisinizdir. Sizce ilimiz iyi yönetiliyor mu?

Evet babam CHP İzmit Belediyesi Meclis üyeliği yapıyor. İzmit`te siyaset deyince aklıma Sefa Sirmengeliyor. Yapmadıklarından çok yaptıkları var. Her şeyden önce çocukları benim okul arkadaşım. Evlerine gidip bir lokma ekmeğini yemişliğim var. İbrahim Karaosmanoğlu hocamı da seviyorum. Öğretmenler gününde çok kez elini öpmeye de gitmişimdir. Ama kurmayları iyi değil bence. Siyasette de tek başınıza hiçsiniz.

DOĞRU ZAMANDA SİYASETTE OLMAK İSTERİM

Peki, siz teklif alırsanız, siyasette var olmak ister misiniz?

Tabiî ki isterim, kim istemez ki bunu. Siz istemez misiniz Aysun Hanım?


Ben istedim ve sesli dile getirdim Yücehan Bey. Varım dedim. Ben sizin için sordum?

Ben de siyasette olmak isterim ama doğru yerde, doğru zamanda, doğru kişilerle olsun isterim. O zaman da gelecek yani, ben zamanını bekliyorum.


İzmit Belediyesi sizce iyi çalışıyor mu, ya da muhalefet görevini yerine getiriyor mu?

Çok fazla getirdiklerini söyleyemem ama nedenleri muhakkak vardır. Orada bir soru işareti koymak gerek. Diğer taraftan İzmit Belediyesi`nin pişmaniye festivaline değinmek isterim. Aslında kapalı kapılar ardında başkalarının projesiydi ama sonuçta kimin ne yaptığı önemli benim için. 1. Pişmaniye Festivali`nde dedem konuşmacıydı ve şöyle dedi: 60 yıl sonra yapılan bir organizasyondu. Yani Nicomedya`dan bu yana pişmaniye var ama biz 60 yıl sonra ilk festivali yapıyoruz. Ama lale festivalinden çok var. Sağ olsun Başkan Doğan bu konuyla çok ilgilendi, hala da ilgilenmeye devam ediyor. Pişmaniyeciler çarşısı yapmayı düşünüyor. Bu konuda kimsenin hakkını yememek lazım. Sonuçta 60 yıldır kaç tane belediye başkanı gelmiş bu şehre. İzmit`in manevi değeri olan pişmaniye için ne yapmışlar? Ben siyasi değil, ticari açıdan bakarım.

PİŞMANİYEYE GEÇ VERİLEN İTİBAR

Geç verilen bir iade-i itibar oldu değil mi?

Kesinlikle öyle. Bir kere hiçbir şey olmasa Guiness rekorlar kitabına girdik. O kitabı okuyan, 40 km uzunluğunda bir pişmaniye olduğunu ve bunun İzmit`te yapıldığını bilecek. Nevzat Başkan patentini İzmitolarak aldı. Yoksa Bursa`da, Afyon`da, hatta Kayserili bir iş adamı Çin`de bunu yapıyor.

Ülke hepimizin ülkesi ama yerelde olan değerlerimize, kültürlerimize de sahip çıkmak lazım. Pişmaniye de İzmit`in bir değeri…

Aynen öyle. Mesela Eskişehir`de oturduğunuz restaurantta kendi suları haricinde başka su vermiyorlar. Her yerde Eskişehir`in kabalak suyu satılıyor. Bizim çene suyumuz ve yuvacık suyumuz var ama her markayı görüyoruz. Bizim simidimizin tadını hiçbir yerde bulamazsınız. Çoğu illerde simit yedim ama hiçbir şeye benzemiyor. Örneğin Çayırova kaşarımız, sütümüz, yoğurdumuz. Başka marka almam yani, yerini tutmuyor çünkü. Biraz milliyetçilik gibi oldu ama öyle.

KOCAELİSPOR`A DESTEĞE DEVAM

Kocaelispor diyorum… Siz tamamlayın gerisini ?

Kocaelispor`a yönetici olarak girmeyi çok istedim ama benden önce babam girmişti. Yeteri kadar destek olduk. Babamın yöneticilik yaptığı dönemde olsun, dışarıdan olsun çok destek verdik. Biz İPEK Pişmaniye olarak hiçbir dönem desteğimizi esirgemedik. Şu anki yönetimden herhangi bir talep gelmedi. Geldiği zaman, elimizden geleni yaparız. Gönül ister ki Kocaelispor birinci ligde olsun.

Yücehan Bey, Yükselen Değerlere konuk olduğunuz için çok teşekkür ediyorum. Geç bir buluşma oldu fakat yine de güzel oldu diyorum ?

62 haftadır bu seri röportajları yapıyorsunuz ve bize ancak sıra geldi öyle mi? Koskoca pişmaniye firmasını şimdi yapıyorsunuz, bravo yani..)))

Bu sitemi benim etmem gerek Yücehan Bey, o nedenle ses kayıt cihazını kapatıyor ve kozumuzu paylaşıyoruz tamam mı?

Tamam. Aslında benim de söylemek istediklerim var bu konuda… İstedim ki, dedem de aramızda olsun. Onun rahatsızlığı ortaya çıkınca öyle bir aksama oldu haklısınız. Sayfanızı çok başarılı buluyorum ve başarılarınızın devamını diliyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir