Canıgeniş: Pişmaniye daha da önemsensin!

İzmit’in “Saray tatlısı” kıtaları dolaşıyor
13 Kasım 2017
İHRACATIN PARLAYANLARI – “Saray tatlısı” kıtaları dolaşıyor
3 Şubat 2018

1954 yılından bu yana günümüze kadar gelen İpek Pişmaniye’nin üçüncü kuşak temsilcilerinden Yücehan Canıgeniş ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Sohbet sırasında Canıgeniş, şuanda 16 ülkeye pişmaniye ihracatı yaptıklarının altını çizerek, lale kadar pişmaniyenin de önemsenmesi gerektiğini vurguladı

Gazetemiz Genel Yayın Koordinatörü olarak kısa bir süre önce göreve başlayan Semrel Oruç Aşçı ile gerek sivil toplum dernekleri olsun gerekse özel sektör temsilcilerini ziyaret etmeye devam ediyoruz. Bu yapılan ziyaretler kapsamında geçtiğimiz gün 1954 yılından bu yana lezzeti ve yenilikleriyle devleşerek sektörün liderlerinden biri olan İpek Pişmaniye’nin üçüncü kuşak temsilcilerinden Yücehan Canıgeniş’le keyif alacağınız bir röportaj gerçekleştirdik.

-İpek Pişmaniyenin tarihçesinden bahseder misiniz?
İŞLER ÜÇÜNCÜ KUŞAĞA EMANET
İpek Pişmaniye, 1924 yılında dedem Lütfü Canıgeniş tarafından kurulmuştur. Dedem 1928 Lügoslavya doğumlu şuan 88 yaşında. 1954 yılında dedem kurduktan sonra 70’li yılların başında babam Hüseyin Canıgeniş işi devraldı. O sıralar amcam Hayrettin Canıgeniş daha lise okuduğu için 80’li yılların başında işe amcam işe geliyor. 1993 yılında işin başına ben geçtim. İpek Pişmaniye kurumsal bir aile şirketidir. Ben üçüncü kuşak yöneticilerindenim. Ben kardeşlerim Emrehan, Lütfü ve Arda Canıgeniş olarak üçüncü kuşakta işleri yürütüyoruz.

-İpek Pişmaniye denildiğinde aklınıza ilk ne geliyor?
‘İLKLERE ÖNCÜLÜK ETTİK’
90’lı yılların başında babam ve amcam Hüseyin ve Hayri Canıgeniş başta olmak üzere ilk çikolatalı pişmaniyeyi buldular. Makinesini yaptırıyorlar ve ilk çikolatalı pişmaniyenin adını ise “Kendi” koydular. İpek Pişmaniye, her zaman pişmaniyelerin ilkini yapmayı başardı. En son çıkarttığımız 40 gramlık poşetlerdeki cips pişmaniyenin imalatını yaptık. İpek Pişmaniye kısaca budur.

-Hiç şüphesiz İzmit denildiğinde ilk akla gelen pişmaniye pişmaniye’nin tarihçesi hakkında bilgi verir misiniz?
RİVAYETLER ÇOK FAZLA
Pişmaniye’nin tarihçesinden bahsedecek olursak eğer; Pişmaniye’nin tarihçesinde pek çok rivayet var. Kimine göre Osmanlı’dan geldiği rivayet ediliyor. Kitaplarda pişmaniye aslında pesmek diye geçiyor. Pesmek kelimesi çok açık bir kelime sizler bunun adını helva, pişmaniye koyabilirsiniz. Dedem 1919 yılından bahsediyor. 1919’lu yıllarda hacı Ermeni Agop isimli Kandıra’nın ilçesinde bir şekerci tarafından kışlık helva yaparken bulunduğunu söylüyor.

-Meslek erbapları meslek sırlarını vermeyi pek istemez ama pişmaniye yapımından kısaca bahseder misiniz?
‘ZAHMETLİ BİR İŞ’
Pişmaniye dört ana elementten oluşuyor. Biz bunları suyla şeker, unla yağ sizin hamur olarak tabir ettiğiniz biz ise pişmaniye hamuruna mihane hamuru diyoruz. Un bir kazanda kaynar, suyla şeker bir kazanda kaynar daha sonra dört element birleştiği zaman pişmaniye oluyor. Yapım aşaması biraz zor ve sıkıntılı meşaketli bir iş tamamen ele dayanıklı ne kadar makineler çekiyor olsa da pişmaniyeyi sıkıntılı. Eskiden sadece elle çekiyorduk şimdi makineler çekiyor.

-Ürün çeşitliğiniz aşikar fakat yine de merak ettik kaç çeşit pişmaniyeniz var?
Pişmaniye kaç çeşit dersek pişmaniye tek çeşit ama bunun kutu ve ebatları var. Bunun yanında çikolatalı, kivili, muzlu, çilekli, vanilyalı bütün aromalı meyvelerde çeşit çeşit pişmaniye yapılabilir.

-Hangi pişmaniye çeşidinizi damak tadınıza daha yakın hissedip bu vazgeçemediğim tat demektesiniz?
‘FINDIKLI PİŞMANİYE VAZGEÇİLMEZİM’
Fındıklı pişmaniye bizim göz bebeğimiz olan pişmaniyelerin başında gelmekte. Bu fındıklı pişmaniye diğer pişmaniyelerden çok farklı. Fakat bu özel pişmaniyemizi bu kadar bol şekilde piyasaya sunamıyoruz. Çünkü fındığın kilosu malum 42 TL yaklaşık bir kutuya 200 gram giriyor. O yüzden biz bunu sadece özel misafirlerimize ikram edebiliyoruz. Pişmaniye hemen tüketilmediği zaman anında bayatlamaya başlar. Pişmaniye mide yakmaz, mideyi bozmaz fakat saydığım bu özellikler sadece fındıklı pişmaniyeye ait.

-Az önce bahsettiğiniz gibi meşaketli bir sektör pişmaniyecilik, peki siz pişmaniyecilik mesleğine nasıl adım attınız?
‘ÇIRAKLIKTAN GELDİM’
Bazen canım sıkılıyor imalathaneye iniyorum kendime bademli fıstıklı pişmaniyeler yapıyorum. Ben aslında bu mesleğe çıraklıktan geldim. 13 yaşında bu şirkete geldim ve şuan 36 yaşındayım. 23 yıldır bu şirketin içerisindeyim. Bizde zaten mutfakta çalışmayan bir üst kata çıkamıyor.

-Sektöre canlılık kazandırmak adına son yıllarda pişmaniye festivalleri düzenleniyor. Sizce bu festivaller çok daha uzun yıllar önce başlamalımıydı?
‘LALE ÖNEMSENİRKEN PİŞMANİYE’DE ÖNEMSENMELİYDİ’

Bu yıl 6’ncısı düzenlenecek olan Pişmaniye Festivali’nin en başına dönecek olursak; dedem ilk 6 yıl önce bu festivallerinde 60 yıl geciktirilmiş olduğunu söyledi. İzmit Belediye Başkanı Sayın Doktor Nevzat Doğan ile dua ettik. Pişmaniye aslında İzmit’le bütünleşen bir ürün. Maalesef ki bizler Lale Festivalleri yaparken pişmaniyeye önem vermedik o dönemde. Çok şükür ki İzmit Belediye Başkanımız Nevzat Doğan bu işi üstlendi ona da ayrıca teşekkürlerimizi sunduk ve teşekkürlerimizi sunmaya da devam ediyoruz.

-İzmit’imizin simgesi olan pişmaniyeyle rekorlar kitabına girdik mi?
En uzun pişmaniye anlamında Jines Rekorlar kitabına girdik. 2011 yılında Jines Rekorlar kitabında pişmaniye dünyanın en uzun pişmaniyesi var. İnşallah daya iyi festivaller olacak. Sonuçta hepimiz insanız hatalar yapabiliriz. Sonuçta bu 6’ncı festivalimiz her yıl daha iyileri olacak bizler buna inanıyoruz.

-İzmit Pişmaniyesinin gerçekten hak ettiği yer de olduğunu düşünüyor musunuz?
PATENT ALINDI
İnsanların genel algılamasında pişmaniye ve 41 plaka denildiğinde akıllara ilk olara İzmit geliyor. Dedeminde söylediği gibi 60 yıl geç kalınmasına rağmen pişmaniye festivali 60 yıl sonra başladı. Biliyorsunuz ki İzmit Belediye Başkanımız Nevzat Doğan, İzmit Pişmaniyesi’nin patentini aldı. Şuanda bütün üretim yapan pişmaniyecilerin pişmaniye kutularının altında “İzmit Pişmaniyesidir” amblemi var. Genel algıya baktığımız zaman pişmaniye İzmit dışında Afyonda, Bursa’da üretiliyor. Maalesef ki Çin de bile üretilmeye başlandığını duyuyoruz.

-Pişmaniyenin ünü her geçen gün katlanarak artıyor yurt dışına ihracat yapıyor musunuz?
16 ÜLKEYE İHRACAT VAR
Şuan 16 ülkeye ihracat yapıyoruz. Bu ülkelerimizin başında; Almanya, Amerika, Rusya, Ukrayna, Hollanda, Fransa, İtalya, Dubai, Riya ve Arap emirlikleri gibi pek çok ülke de şuan varız. Bunun sebebi de şu dur ki; yurt dışı fuarlarının pek çoğuna katılmış olmamızdır.

-En çok mağduriyet yaşadığınız alanlardan biri hiç kuşkusuz bazılarının 3 kutu pişmaniyeyi 5 TL’ye satıyor olması, bu konuda gerekli denetimler yapılıyor mu?
‘AZALSADA BİTMEDİ’
Dedem Lütfü Canıgeniş, İzmit’te ne kadar bildiğiniz pişmaniye varsa hepsinin ustasıdır. Hükümetimizden 10 yıl öncesini konuşursak hiçbir şey yapılmıyordu. Biz inanın bu konuda İzmit Emniyetiyle beraber çok mücadele ettik. Trenlerde, otobanlar 5 kutu pişmaniyeyi 3 liraya satanlar vardı. Fakat hükümet geldiğinden beri git gide azalmaya başladı. Denetim var mı derseniz bana göre yok onlara göre var. Biz şuanda Gıda Tarım ve Köy İşleri Bakanlığına bağlıyız. Nereyi denetliyorsunuz deseler hemen bizi denetliyorlar. Bu öyle böyle bir denetimde değil yani.

-Bu lezzeti tatmak isteyenlerin hiç şüphesiz merak ettiği konulardan biride bu güzel lezzeti sunduğunuz kaç şubeniz olduğudur. Kaç şubeniz var?
‘KENDİ SATIŞ MAĞZALARIMIZ OLACAK’
Benim şuanda kendime ait iki tane şubem var. Bizim bünyemizde servisleri de dahil edersek en son 871 civarındaydı. Biz genelde bayilik sistemiyle çalışıyoruz. Ama 2014-2015 yıllarında tamamen kendi fabrika bünyemize çalışacak satış mağazası açmayı planlıyoruz.

-Son zamanlarda yine pişmaniyecilik sektörünü hareketlendirecek çalışmalardan hiç biri hiç kuşkusuz pişmaniyeciler çarşısı, bu konuda bilginiz var mı?
Pişmaniye çarsısıyla ilgili çalışmalar var. Yine bu işi İzmit Belediye Başkanımız Doktor Nevzat Doğan üstlendi. Şuan bununla ilgili görüşmeler devam ediyor. Otoban kenarlarında, geliş gidişlerde yapmayı planladıkları bir yer var.

-Sonuçta gelişmeyi isteyen bir firmasınız İpek Pişmaniyenin hedefleri arasında neler var?
‘EL DEĞMEDEN ÜRETİM İSTİYORUZ’
İpek Pişmaniyenin hedefleri arasında bir istihdamı arttırmak iki tamamen makineleşmek var. Şuanda bardaklama dediğimiz pişmaniye bitmek üzere eli kulağında denilecek kadar az kaldı. Bittiği zaman İnşallah tamamen el değmeden pişmaniye üretimine geçmiş olacağız. Tek hedefimiz bu. Onun haricinde İpek Pişmaniye’nin hedefleri arasında AR-GE’ye çok önem veriyoruz. AR-GE çalışmalarımız çok fazla.

-Büyük bir firmasınız haliyle merak edilen firmanızın sosyal sorumluluk projelerinde yer alıp almadığı merak ediliyor. Bu tarz projelerin içerisinde yer alıyor musunuz?
Sayın Valim Ercan Topaca ve eşi Sevim Topaca’yla beraber pek çok sosyal projelere imzamızı attık. Elimizden geldiğince pişmaniye konusunda her şeyi yaptık ve yapmaya da devam ediyoruz.

-Bu biraz konumuzun dışında kalacak fakat ilimizin bir diğer markası olan Kocaelispor’la daha önce yöneticilik yaptığınızdan Kocaelispor’un şu anki hali hakkında kısaca düşüncelerinizi alabilir miyim?
‘TAKIMI BU HALE GETİRENLER VİCDANLARINA BAKSIN’
Kocaeli Spor’da göreve başlayan yeni başkanımızın Allah yar ve yardımcısı olsun. Çünkü Kocaelispor dipsiz bir kuyu. Benden önce benim babam yöneticiydi. Sefa Başkanla beraber yaklaşık 12 yıl yöneticilik yaptım. Kocaeli Sporun en zirve yaptığı dönemlerde benim babam yöneticiydi. Bense en dip yaptığı dönemde yöneticilik yaptım. İnsanlar yanlış yapmıştır ya da yapmamıştır bu konuyla kesinlikle yorum yapmayacağım. Kocaelispor zor bir durumda. Futbolu seviyoruz. Bir zamanlar Kocaelispor üç büyüklerin korktuğu bir takımdı. Koskoca Fenerbahçe Cumhuriyeti dedikleri takımın müzesinde Türkiye Kupası yokken Kocaelispor’un müzesinde böyle bir kupa vardı. Kocaelispor’u bu duruma getirenler bence 5 dakika vicdanlarını karşılarına alıp aynanın karşısına geçip baksınlar bunu tavsiye ederim.

-Kocaelispor’un sizce özlenen eski günlerine yeniden dönmesi mümkün mü?
‘BORÇLARLA UĞRAŞMAK ÇOK MU ÇOK ZOR’
Kocaelispor’un tekrardan eski günlerine geri dönmesi biraz zor. Benim yöneticilik yaptığım dönemde borcu bir hayli yüksekti. Şuan da ne durumda bilmiyorum. Bahri Başkana Allah Kolaylık versin. Kocaelispor’a eğer bir yardım yapılacaksa maddi manevi her zaman buradayız. Her zaman Kocaelispor’a kapımız açık. Hiçbir zaman biz Kocaelispor’a kapımızı kapatmadık. Ama gerçekten işleri zor yani. Biz o zaman yöneticilik yaptığımız dönemlerde gazetecilik yapan ağabeylerimiz hep ateşten gömlek giyiyorsunuz arkadaşlar dediklerinde bizde biraz kulak arkası yapıyorduk. Fakat gerçekten ateşten gömlek ki şuan amatör ligdesiniz. Çok çok zor yani. O borçlarla uğraşa bilmek çok zor.

-Pişmaniye kentimiz için bu denli önemliyken ve siz şimdi üçüncü kuşağı temsil ediyorken, sizler sizden sonra gelecek dördüncü nesillerin bu sektörü ayakta tutabileceğini düşünüyor musunuz?
‘TİCARET KÖTÜ BU İKİNCİ İŞLERİ OLSUN’
Benim 12 yaşında oğlum var ellerinizden öper. Çocuklarımın ticarete bulaşmasını istemiyorum. Ticaretin gidişatı çok iyi gözükmüyor. Topçu yapmaya çalışıyoruz iyi bir kaleci şuan. Yeni Kocaelispor’da çok güzel kalecilik yapıyor. Futbolcu ağabeyleri de onun güzel olduğunu söylüyor. Kısmet diyelim fakat ticaret yapmalarını ben istemiyorum. Okusunlar diplomalarını alsınlar. Duvara assınlar sonra desinler ki benim ikinci bir işim var batarsam bitersem diplomamı buradan alıp bir fabrikaya girebilecek kapasitedeyim desinler. Öyle gelsinler buraya.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir